Engellilikle yaşamak, sadece fiziksel zorluklarla mücadele etmek değil, aynı zamanda toplumun bakış açısı, erişilebilirlik sorunları ve geleceğe dair
Engellilikle yaşamak, sadece fiziksel zorluklarla mücadele etmek değil, aynı zamanda toplumun bakış açısı, erişilebilirlik sorunları ve geleceğe dair belirsizliklerle başa çıkmayı gerektiren bir süreçtir. Bu süreçte zaman zaman kaygı (anksiyete) veya depresif hisler yaşamak çok doğaldır. Ancak bu duyguların hayatınızı kısıtlamasına izin vermemek, en az fiziksel rehabilitasyon kadar önemlidir.
Psikolojik iyi oluşunuzu desteklemek için uygulayabileceğiniz stratejiler şunlardır:
1. Duygularınızı İsimlendirin ve Kabul Edin
Kaygı veya üzüntü hissettiğinizde, kendinizi yargılamayın. “Şu an kendimi yalnız hissediyorum” veya “Gelecekten kaygı duyuyorum” gibi duygularınızı açıkça tanımlamak, onların üzerinizdeki kontrolünü zayıflatır. Duygular birer misafirdir; gelirler ve uygun stratejilerle uğurlandıklarında giderler.
2. Sosyal Bağlantılarınızı Güçlendirin
İzolasyon, kaygı ve depresyonun en yakın dostudur.
-
Paylaşım Grupları: Sizinle benzer süreçlerden geçen kişilerle konuşmak, yalnız olmadığınızı fark etmenizi sağlar. Vakfımız gibi topluluklarda veya online platformlarda kurulan destek grupları, “anlaşılma” ihtiyacınızı karşılar.
-
İletişimi Açık Tutun: Güvendiğiniz bir arkadaşınızla veya aile üyenizle sadece fiziksel durumunuzdan değil, duygularınızdan da bahsedin. “Bugün kendimi iyi hissetmiyorum” demek bir zayıflık değil, cesarettir.
3. Kontrol Edebileceklerinize Odaklanın (Stoisizm Yaklaşımı)
Hayatımızda değiştiremeyeceğimiz unsurlar (toplumun yaklaşımı, engellilik durumu) ve değiştirebileceğimiz unsurlar (günlük rutinimiz, tepkilerimiz, hobilerimiz) vardır.
-
Küçük Hedefler: Günlük enerjinizi, başaramayacağınız büyük hedefler yerine, o gün içinde tamamlayabileceğiniz küçük, somut görevlere (örneğin bir kitap okumak, sevilen bir yemeği pişirmek) odaklayın. Başarı hissi, moralinizi yükseltir.
4. Bilişsel Teknikler: “Olumsuz Düşünceyi Yeniden Çerçeveleme”
Beynimiz zaman zaman bizi felaket senaryolarına inanmaya zorlar. Bu noktada şu soruları kendinize sorun:
-
“Bu düşündüğüm şeyin gerçekleşme ihtimali ne kadar?”
-
“Bu durumla ilgili geçmişte nasıl başa çıkmıştım?”
-
“Bu düşünce bana şu an yardımcı oluyor mu, yoksa zarar mı veriyor?” Bu basit sorgulama, zihinsel döngülerinizi kırmanıza yardımcı olur.
5. Profesyonel Destek Almaktan Çekinmeyin
Fiziksel bir yaralanmada doktora gitmek nasıl bir gereklilikse, zihinsel olarak zorlandığınızda bir psikologdan veya psikiyatristten destek almak da aynı derecede doğal bir haktır.
-
Online Terapi: Eğer fiziksel erişim zorlukları yaşıyorsanız, günümüzde çok yaygınlaşan online terapi hizmetleri, evinizin konforunda uzman desteğine ulaşmanızı sağlar.
-
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Kaygı ve depresyonla başa çıkmada en etkili yöntemlerden biri olan BDT, düşünce kalıplarınızı değiştirmeyi öğreten pratik bir terapi yöntemidir.
6. Hareketin Zihne Yansıması
Daha önce bahsettiğimiz gibi, fiziksel aktivite (yürüyüş, esneme, yoga) beyinde mutluluk hormonu salgılanmasını tetikler. Zihniniz çok karışıksa, bedeninizi harekete geçirmek zihninizi sakinleştirmenin en hızlı yoludur.
Kendinize Bir Not:
“Ben, sahip olduğum engelden veya yaşadığım zorluklardan çok daha fazlasıyım.” Psikolojik destek, bir “onarım” süreci değil, kendi potansiyelinizi ve içsel gücünüzü yeniden keşfetme yolculuğudur. Zor zamanlarınızda kendi kendinizin en şefkatli dostu olun.
Bu makale, Engelli Eğitim Kültür Sağlık Spor Vakfı’nın, üyelerimizin ruhsal dayanıklılığını artırmak ve psikolojik iyi oluşlarına katkıda bulunmak amacıyla hazırlanmıştır.

Yorumlar